ALO 157 NEDİR?
Помогите мне 157
Помощь телефон 157
Помощ телефонна централа 157
وتساعد telefon 157
Pomoć Telefon 157
Допоможіть telefon 157
Ajuta telefon 157
Súgó telefon 157
BAŞBAKANIN EMRİ İLE EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İNSAN SATICILARINA SAVAŞ AÇTI NAMUSA DEVLETE POLİSE VE JANDARMAYA ARKA ÇIKALIM!
Alo İnsan Ticareti Hattı 157
Türkiye, Uluslararası Göç Örgütü ile birlikte Doğu Avrupa, Türkiye ve eski Sovyet ülkelerinde insan ticaretiyle mücadele için özel bir kampanya başlatıyor. Çalışmaya başlayan "157" acil yardım hattını tanıyalım, tanıtalım. İnsan ticareti mağduru olarak zorla alı konan ve çalıştırılan kızlar, 24 saat açık ve ücretsiz olan bu hattı arayabilecek. Bayan polisler ve gönüllülerin de çalıştığı hatta Türkçe, Rusça, Rumence hizmet veriliyor.
![]() |
![]() |
![]() |
KÖLE TİCARETİ VE GAZETELERİN ÖZEL HABERLERİ
İstanbul'un göbeği Aksaray Fatih Emniyet Müdürlüğü'ne 30 metre
uzaklıkta fuhuş rezaleti ve insanlık dramı yaşanıyor.
New York Times gazetesinin Slav kadınların Trabzon'da zorla
çalıştırıldığı haberi üzerine biz de Aksaray'ı mercek altına aldık:
Müşteri gibi gittiğimiz barlarda polisin gözü önünde dönen fuhuş
dünyasına tanık olduk.
HESABI İSTERSEN ÖDEME
Mesleği biyolog olan bir Moldovyalı 'bar pazarlığında' hayatını
anlatıyor: "Bebek bakıcısı olarak geldim, şimdi buradayım!.." Hesap
geliyor: İki bira 290 YTL! İstersen ödeme. Arka odada ifadeni
alıyorlar!
HERKESE UYGUN FUHUŞ
Dışarı çıkıyoruz. Cadde 'kadın pazarı' gibi: Geeel, 15'lik yabancı
kızlar var... Azeri 30, Romen 40 YTL... Müşteri çıkarsa 'modern
köleler' sektörü yönetenlerin emriyle otellere 'hizmet'e gidiyor.
Gündüz Aksaray gece olunca Fuhuşsaray
Aksaray gün boyunca milyonlarca insanın gelip geçtiği, bir yer.
Çarşıları, bağlantı yolları, metrosu, sahile yakınlığıyla gerçekten
de İstanbul'un tam ortası...Gece fuhuşun merkezi olan Aksaray'a,
Rusya başta olmak üzere Moldovya, Azerbaycan, Romanya ve
Bulgaristan'dan onlarca kadın geliyor...Binaların giriş ve bodrum
katları gece kulübü olmuş. İki parça çerez ve bir içkiye 1 milyar
lira hesap isteniyor. İtiraz olursa, hesap üstüne feci bir dayak
atılıyor...
Parayı bulanın koşup coştuğu Aksaray'da, fuhuşun nabzını tutma
görevi bana verildi. Aksaray konusunda deneyimli olan mahalleden bir
arkadaşı arayıp 'asker uğurluyoruz' numarasıyla gece kulübünden
diskoya, Moldovyalı, Bulgaristan, Ukrayna, Rusya, Azerbaycan ve
Romanya'dan İstanbul'a akan kadın trafiğini izleme kararı aldım.
Geceyarısı Malibu Disko Bar'ın önünde buluşmak üzere sözleştik.
Aksaray'da 1960'lı yıllardan kalma binaların bodrum ve giriş
katlarının gece kulübüne dönüştürülmüş mekanlarını mercek altına
almadan önce gündüz vakti bölgede keşif yapmak şart oldu. Haberi
yapma karşılığında aldığım 500 YTL ile 'hangi barda ne hesap öderim'
araştırmasından ilk öğrendiğim, Aksaray'da hiçbir zaman girilmemesi
gereken gece kulüplerinin isimleri oldu.
GİDİLMEYECEK YERLER
Aksaray'daki Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün bulunduğu cadde
üzerindeki gece kulüpleri için bir giyim mağazası işleten yakınım
şunları anlattı: "Bir hafta önce dükkanı boyattığımız iki boyacı
akşam saatlerinde gelip 'Soyulduk' dedi. Gece kulübüne gitmişler.
Bir alkol, bir çerez, bir dilim kavun, biraz karpuz gelmiş masaya.
Sonra da 350 YTL'lik hesap... Ödeyemeyince, 2 saatlik eğlencenin
faturasını 5 garson tahsil etmiş; bir araba dayaktan sonra kredi
kartı ve nüfus cüzdanlarını alarak..."
Bu yüzden, 'Mustafa Kemalpaşa Caddesi üzerindeki Fatih İlçe Emniyet
Müdürlüğü'nün de bulunduğu cadde üzerindeki mekânlardan biri dışında
diğerlerine girme' nasihati aldım. Saat 22.00 sıralarında 'askere
uğurlayacağım' arkadaşımla birlikte Gabardi'ye geldim. Kapıdaki
saygı ve sevgi gösterisi, içerdeki arama noktasında bitti. Cebimdeki
cep telefonu ile sigara paketini kurcalayan takım elbiseli bıyıklı
adam "Üzerinde silah var mı?" diyerek emrivaki sorular sormaya
başlayınca, gülerek "Yok, biz sadece eğlenmeye geldik" dedim. Arama
bitince garson komut verip "Beni izle" dedi. Önden giden garsonu
unutup, başka bir tarafa yönelince zılgıtı yedim: "Orası yasak
kardeş, nereye?!"
KIZLARIN BASKINI
Kadınların olduğu yere yakın bir masa tercihi yapmak garsonun
elindeymiş. İki arkadaş, oturduğumuz üç karış büyüklüğündeki masaya
iki bira söylüyoruz. Sonra masamız, çilek, karpuz, çerez ve zeytin
tabaklarla donatıldı. Pistin etrafında çoğunlukla göbekli, bıyıklı,
kel, orta yaşlı adamlar bulunuyordu. Biraz sonra içeriye tren
katarları gibi 17-25 arasında, çoğunluğu sarışın ve 1.80 boy
ortalamasıyla, salonun havasını dağıtan, Rusya, Moldovya, Ukrayna,
Bulgaristan, Kırgızistanlı olduğunu öğrendiğim kadınlar girmeye
başladı.
Pazarlık üç yoldan yapılıyor
AKSARAY'DA hangi sokağa girseniz yabancı uyruklu kadınlarla
karşılıyorsunuz. İstanbul fuhuş piyasasının kalbi Aksaray'da fuhuş
pazarlığı daha öğle saatlerinde başlıyor. Eskiden Aksaray
sokaklarında ve köprü altlarında rahatça yapılan fuhuş pazarlıkları
artık daha çok kapalı mekanlarda yapılıyor. Genelde gece
kulüplerinde yer bulamayan Azeri hayat kadınları, Aksaray'da oto
yedek parça satılan sokaklarda mobil dolaşıyorlar. Azeriler,
kendilerine olan talebin az olması nedeniyle böyle bir yola
başvurduklarını söylüyorlar. Ama onlarda 'kazık' konusunda
deneyimliler. Aksaray tam bir fuhuş cenneti ama yine de sektörü
yönetenler her zaman tedbirli davranıyor. Aksaraylı'nın tabiriyle
fuhuşun üç yolu var: Birincisi gece kulüplerinden dışarı kadın
çıkartmak. Bu fuhuşun en pahalı yolu. İkincisi yabancı uyruklu
kadınların Aksaray ile çevre ilçelerde 3 ve 5 kişilik kurdukları
randevu evleri. Ve sonuncusu da telefon yöntemiyle fuhuş pazarlığı.
Bu yöntemde hayat kadının cep telefonu beraber olduğu kişiler
tarafından çevreye yayılıyor. Böylece kendi piyasasını kendisi
oluşturuyor. Aksaray'da hava karardığında gizli köşelerde yapılan
fuhuş pazarlığı sokaklara taşıyor.
Rezaletin raporu
BM'ye göre, fuhuş için kaçırılan yabancı kadınların yüzde 40'ı
İstanbul, yüzde 16'sı Antalya ve Ankara'da çalıştırılıyor. Bu insan
ticaretine dur diyebilmek için 'Alo 157' telefon hattı açıldı.
Fuhuşa zorlanan kadınlar için Alo 157 hattı kuruldu
Türkiye'de göç denilince akla Almanya'ya göç geliyor. Ancak Doğu
Blok'unun dağılmasından sonra bu ülkelerden göç almaya başladı.
Göçün nedeni ise "kadın ticareti." Tüyler ürpertici boyutlara varan
"kadın ticareti" önceki hafta New York Times'a da konu oldu. Bu
alanda Amerika'nın yıllık "İnsan Ticareti" raporunda 2. sırada
bulunan Türkiye, yabancı uyruklu "hayat" kadınlarını 24 saat açık
olan telefon hattıyla kurtarmaya çabalıyor. Altı ay önce kurulan
'157 Alo Yardım Hattı' şimdiye kadar 14 kadının fuhuş sektöründen
kurtarılmasına aracılık etti. Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ve
Dışişleri Konsolosluk dairesinin beraber yürüttüğü projede hedef,
kandırıldıklarını anlayan, mağdur durumda olan kadınlara yardım
etmek ve suç şebekelerin çökertmek. İnsan ticaretinde 'hedef ülke'
olan Türkiye çok revaçta. IOM Türkiye Temsilcisi Marielle Sander-
Lindström göre bunun iki nedeni var: Türkiye'nin ekonomik durumu
komşu ülkelere göre çok iyi ve vize almak daha kolay. Avrupa'da vize
problemiyle karşılaşan şebekeler için Türkiye, kadın ticareti için
kolay ülke pozisyonuna düşüyor. Ukrayna, Moldavya, Gürcistan,
Özbekistan gibi ülkelerde kadın ticaretini meslek haline getiren suç
örgütleri, Türkiye'den talep alınca bağlantılarını iki taraflı
sürdürüyorlar.
|
|
|
|
Vicdanlar rahat mı?
Komşumuzun kadınlarının başına gelenlere bakın! Namus ve onun
simgesi olan örtünmek birçok kesimde saldırıya uğruyor. Marazlı
tipler bundan bir hicap duymazlar elbet.
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin çöküşü insanları bir
varoluş savaşına soktu. Ellerinde mesleği, arkalarında inanılmaz bir
eğitim birikimi olan binlerce insan hiç hakketmedikleri işleri
yapmak zorunda kaldılar. Her kriz döneminde olduğu gibi, bu dönemin
faturası da en ağır kadınlara çıktı. Rusya'dan Ukrayna'ya uzanan bir
coğrafyada onbinlerce kadın evinde bıraktığı ailesinin geçimini
sağlamak için vücudunu pazarlamaya zorlandı. Bunlar arasında kolay
para yolunu seçenler de vardı elbette ama çaresizlik ve yokluk
Türkiye'de de patlayan fuhuş sektörünün itici gücüydü. Gözümüzün
önünde bir insanlık dramı yaşandı, yaşanmaya devam ediyor. İnsan
vücudu, sıradan bir meta gibi pazarlanıyor. Sektör öylesine büyük,
ortada dönen paralar öyle göz kamaştırıcı ki, kendi içinde yan
sektörünü de oluşturuyor. Bu kadınlar Türkiye'ye girerken hiçbir
zorlukla karşılaşmıyor. Türkiye'de sürekli Yunanistan'a, İtalya'ya,
Fransa'ya gitmek isteyen Iraklı, Pakistanlı, Afrikalı insanlar
yakalanıyor ama fuhuş için teknelerle getirilen kadınlar bir türlü
yakalanmıyor. Trabzon'un göbeği, İstanbul'un merkezi kadınların
zaman zaman zorla çalıştırıldığı et pazarına dönüşüyor, kimse dönüp
bakmıyor.
Oysa iktidarda "muhafazakar demokrat" olduğunu söyleyen bir parti ve
kadroları var. Böylesi bir insanlık dramına onlar da duyarsız
kalıyor nedense... Herkes türbanı tartışıyor ama komşumuzun genç
kadınlarının başına gelen bu trajik olaya kimse ilgi duymuyor.
Aslında bu olayda basın olarak bizim de büyük suçumuz bulunuyor.
SABAH olarak bizi harekete geçiren, The New York Times'ta çıkan bir
makale oldu. Ondan sonra dönüp bu fuhuş sektöründe neler oluyor diye
bakmak ihtiyacı hissettik. Vicdan sahibi herkesin karşı çıkması,
savaşması gereken bir insanlık dramı var karşımızda. Üstelik ortada
dönen dolapları başta yetkililer, sokaktaki sıradan insan bile
biliyor. Toplumun değer yargılarını, insan onurunu, bunca zamanda
biriktirilen bütün değerleri yerlebir eden bir kadın ticaretine
tanıklık ediyoruz ve kılımız kıpırdamıyor.
Arkadaşımız Ceren Akdağ'ın Ankara'dan yaptığı haber Türkiye'nin
"İnsan ticareti"nde ikinci sırada bulunduğu gösteriyor. Türkiye,
komşularına göre görece daha iyi olan ekonomik koşulları ve vize
kolaylığı nedeniyle tercih ediliyor. Türkiye'ye getirilen kadınların
yüzde 50'sini 19-25 yaş arasındaki genç kızlar oluşturuyor. Bu
kadınların büyük çoğunluğu Ukrayna ve Moldavya'dan geliyor. Üstelik
bu gençler, çocuk bakıcılığı, ev işleri yapacakları söylenerek
getirilip sonra fuhuşa zorlanıyor. Bu kadınların pasaportları
ellerinden alınıyor, fuhuş yapmak istemezse dövülüyor, işkence
görüyor. Kısaca bir filmde izlesek göz yaşlarımızı tutamayacağımız
sahneler bizim ülkemizde yaşanıyor. Bu durum, insan hakları
ihlalinin en ağır örneklerinden birini oluşturuyor. Türkiye'nin bu
insanlık suçuna karşı top yekün savaş açma zamanı gelmiş de geçmiş
bulunuyor
NEW York Times muhabiri Craig
Smith, Türkiye'ye gelmiş ve bir araştırma yapmış.
Araştırmanın sonucu Türkiye adına müthiş: 'Türkiye'de pazar kurulup
kadın satılıyor.'
Türkiye'de hepimizin bildiği bir gerçeği, benim defalarca yazıp
hiçbir sonuç alamadığım bir rezaleti, New York Times Amerika'dan
gözümüze soktu. Türkiye ne yazık ki, 'perestroika' ile birlikte bir
kadın pazarına dönüştü. Ufak ufak başlayan olay bir sektöre
dönüşürken, son yıllarda tam bir 'köle ticareti' şeklini aldı. En
ücra Anadolu kentlerine kadar ulaşan fuhuş sektörü, bazı kentleri
tümüyle ele geçirdi. Bu kentlerin başında Trabzon, İstanbul ve
Antalya geliyor. İstanbul'da iş iyice zıvanadan çıkmış durumda. Rus
kadınların pazarlandığı gece kulüpleri dolup dolup taşıyor.
Gece kulübü tabii 'resmi' adı. Aslında bunlar birer randevuevi. En
meşhurları İstanbul, Aksaray civarında. Hatta biri Emniyet
Müdürlüğü'ne 50 metre mesafede. 'Nasıl oluyor da olabiliyor?' diye
sorunca müstehzi gülümsemelerle karşılaşıyoruz. Bağımsız Devletler
Topluluğu ve eski Sovyet Cumhuriyetleri'nden getirilen kızlar toplu
olarak evlerde barındırılıyor ve çalıştırılıyor. Kızların kazancı
son derece düşük. Asıl parayı, bunları buraya getirip çalıştıran
çeteler kazanıyor. Antalya'da durum farklı değil. Lara'daki Örnekköy
neredeyse bu çetelerin işgali altında. İyi iş yapan kızlar alınıp
satılıyor. Hatta fuhuş çetelerinden kız kaçırıp bir başka çeteye
satan gruplar türemiş. Örnekköy'de her gece silahlar patlıyor. İşin
komiği, burada da polis karakolu 100 metre mesafede. Trabzon'daki
durum zaten bölge kadınlarının toplu eylem yapmasına neden olacak
kadar berbat.
Peki bütün bunlar olurken Emniyet Genel Müdürlüğü ne yapıyor? Benim
görebildiğim kadarıyla bir hiç. Üç beş palavra operasyon dışında
kocaman bir hiç. Alan memnun, satan memnun diyeceğim ama değil.
Çünkü olay tam bir köle ticaretine dönüşmüş. İntihar eden, öldürülen
kızlar ve yerle bir olan Türkiye imajı.
Eğer bu ülkeyi yönetenler 'kadın pazarlayan ülke' imajından
memnunlarsa bir diyeceğim yok.
Ama ben değilim.
Hilal Köylü öZEL HABERİ
157 Kadınları tacir elinden kurtaran hat
Kadın ticareti mağdurlarını kurtarmak için bir hafta önce açılan
yardım hattı 157 işe yaradı. Moldovalı mağdur kurtuldu, vatandaşı
kadın tacir yakalandı
Uluslararası Göç Örgütü'nün (IOM) kadın ticareti mağdurlarını
kurtarmak için açtığı telefonla yardım hattı 157'den ilk sonuçlar
alınmaya başlandı. Antalya'daki bir otel odasından 157'yi arayarak
yardım isteyen Moldovalı mağdur kurtarılırken, bir kadın tacirini de
yakalattı. Bugüne kadar Dışişleri ve İçişleri bakanlıkları ile
çalışan IOM, Türkiye genelinde daha etkin olmak için sivil toplum
örgütlerinin de desteğini isteyecek.
IOM Türkiye Temsilciliği Misyon Şefi Marielle Sander-Lindstrom,
henüz bir haftalık olan 157 hattının ilk sonuçlarını Radikal'e
anlattı. İnsan ticaretinde Ukrayna, Moldova ve Türkiye'nin öne
çıktığını hatırlatan Lindstrom, 157 hattının bu üç ülke arasındaki
trafiği çözeceğine inanıyor. Lindstrom, hattı Antalya'daki otel
odasından kullanan bir Moldovalı kadın mağdurun, polislerin odaya
ulaştığında başka bir kadınla da karşılaşmasını sağladığını
belirterek, gelişmeleri şöyle anlattı:
"Öğrenildi ki diğer kadın bir mağdur değil, tacir. Ve ne yazık ki,
tacirlik işine girmek kadınlar arasında yükselen bir grafik çiziyor.
Kadınlar, kadınları kandırıyor. Ve bizim işimiz daha da zorlaşıyor.
Hem kadın mağdurları kurtarıyor, hem de kadın tacirlerini
yakalıyoruz. 157 hattından gelen bilgiler, anında 155 'polis imdat'
hattını harekete geçiriyor. Polis olay yerine gidiyor. Moldovalı
kadın mağdur, şimdi İstanbul'daki sığınma evinde. Kadın tacir de
hapiste."
Türkiye'nin tam üye olarak Kasım 2004'te katıldığı IOM, Türk
makamlarının insan ticareti mağdurlarını belirleme ve yardım için
yönlendirmesindeki çabasını 'müthiş' buluyor. Yine de Türkiye'de kaç
insanın insan ticareti mağduru olduğu tahmin edilemiyor.
2004'te Türk güvenlik güçlerince 239'u yabancı uyruklu olmak üzere
262 kişinin bu ticaretten mağdur olduğu belirlendi. Tacirlerle
mücadelenin bu yıl daha da yoğunlaştığına dikkat çeken Lindstrom,
157 yardım hattının hizmete girmesiyle Türkiye, Moldova ve
Ukrayna'daki IOM temsilciliklerinin, sivil toplum kuruluşları ile
bir araya gelip ortak mücadele başlattığını söyledi.
Bu mücadelede medya reklamlarının özel bir yeri var. Moldova'daki
televizyon kanallarında yayımlanacak 30 saniyelik Rusça reklam
sayesinde, hem Türkiye'deki yardım, hem de Moldova'da kurulan destek
hattının tanıtımı yapılacak.
The New Anatolian Gazetesi - 6 Haziran 2005
Washington-The New Anatolian
ABD: "Türkiye insan ticareti ile mücadele etmeli"
Amerikan Dışişleri Bakanlığı 1 Haziran'da yayımlanan insan ticareti
raporunda "Türkiye özellikle cinsel sömürü amacıyla insan ticaretine
maruz kalan kadın ve çocuklar için bir transit ve hedef ülkedir"
dedi.
Rapor bazı erkeklerin, kadınların ve çocukların zorla çalıştırılması
için de insan ticaretine maruz kaldığını belirtti."Cinsel sömürü ve
zorla çalıştırma amacıyla Türk vatandaşlarının ülke içinde insan
ticaretine maruz kaldığına dair artan kanıtlar bulunmaktadır.
Mağdurların çoğu Moldova, Ukrayna, Rusya, Azerbaycan, Kırgızistan,
Gürcistan, Romanya ve Beyaz Rusya dahil olmak üzere Doğu Avrupa ve
eski Sovyet ülkelerinden geliyorlar."
Rapor ayrıca Türk hükümetinin insan ticaretinin engellenmesi için
tüm minimum standartları sağlamadığını belirtti. Yine de, bu yolda
önemli çabalar gösteriliyor.
ABD: Türkiye'nin insan ticaretiyle mücadele kampanyasının
sonuçlarını görmek için henüz çok erken
Türkiye'nin insan ticaretiyle mücadeleyi amaçlayan yeni programı ile
ilgili olarak Amerikan Dışişleri Bakanlığı raporunda şöyle denildi:
"Hükümet, sonuçlarını görmek için henüz çok erken olan 2005 insan
ticaretiyle mücadele kampanyasını başlattı."
Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Türk hükümetiyle işbirliği içerisinde
Doğu Avrupa, Türkiye ve Eski Sovyet Ülkeleri'nde insan ticaretiyle
mücadele amacıyla geçen hafta bir kampanya başlattı.
Fuhuş ihbar hattı kilitlendi
Türkıye'de fuhuşa zorlanan yabancıların yararlanması için kurulan
'Alo 157' hattını iki haftada üç binden fazla kişi aradı. Ancak üçü
dışında numarayı çevirenlerin tümü meraklı Türk vatandaşlarıydı.
ANKARA (RADİKAL) - Türkiye'ye zorla getirilen ya da fuhuşa zorlanan
yabancı uyrukluların yararlanması için kurulan Alo 157 hattı,
meraklı Türkler nedeniyle kilitlendi. İki haftada 3binden fazla
kişinin aradığı hatta, sadece üç kişi gerçek bir tehlike nedeniyle
başvurdu.
Alo 157'ye gelen telefonlar, Dışişleri Bakanlığı'nda yeni bir
meşguliyet yarattı. Geçen ay uygulamaya giren hattı gerksinim
duyanlardan çok, meraklı Türk vatandaşları aradı. 3binden fazla
kişinin araması nedeniyle kiltlenen hat gerektiği gibi hizmet de
veremedi. Dıişleri, onca telefon içinden sadece üçünün gerçek amaç
doğrultusunda aradığını saptadı.Kaynaklar, merakın nedenini, Rusça,
Romence, Ukraynaca gibi bölgesel dillerde teyp kayıtlarının devreye
girmesıne bağlıyor.
Ukrayna ile anlaşma
Bu hattın devreye girmesiyle yabancıların insan hakları ihlallerinin
önlenmesini amaçlayan Dışişleri, sorunu temelden çözmek için de
ilgili ülkelerle yasadışı insan ticaretini önleme ve yasadışı
yollarla gelenleri iade etme anlaşmaları imzalıyor. En önemli
kaynaklardan biri olan Ukrayna'nın Devlet Başkanı Viktor
Yuşçenko'nun 6-8 Haziran'da Türkiye'ye yapacağı ziyaret sırasında bu
yönde bir anlaşmaya imza atılacak.
İnsan Ticaretini Önleme Kampanyası
ANKARA Türkiye, Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ile birlikte
Doğu Avrupa, Türkiye ve Eski Sovyet Ülkelerinde insan ticaretiyle
mücadele için çok yönlü bir kampanya başlatıyor.
Türkiye'ye gelen potansiyel insan ticareti mağdurlarının
kurtarılması ve korunmasını içeren program, IOM Türkiye Temsilcisi
Marielle Lindstrom, Dışişleri ve İçişleri Bakanlığı yetkililerinin
BM Türkiye Temsilciliği'nde ortak düzenledikleri basın toplantısıyla
tanıtıldı.
'İnsan ticareti, uluslararası sınırların ötesine geçmiş bir
sorundur.'diyen Lindstrom, Türkiye'nin tüm bölgeyi kapsayan önemli
ve büyük bir girişime imza attığını belirtti.
IOM tarafindan başlatılan kampanyada ilk olarak bir süre önce
çalışmaya başlayan "157" acil yardım hattı tanıtılacak. Görevlı ve
gönüllülerin çalıştıkları hatta Türkçe, Rusça, Rumence hizmet
veriliyor.
IOM ayrıca Türk hükümetiyle yakın koordinasyon içinde Doğu Avrupa,
Türkiye ve eski Doğu Bloku'nun bazı kilit ülkelerinde tanıtım
kampanyası sürdürecek.Bu çerçevede, Türkiye, Ukrayna ve Moldova'da
televizyon reklamları güsterilecek.
Ayrıca, Türkiye'de havaalanlarında pasaportların içine konmak üzere
ekler hazırlandı. Bu eklerde şu ifadelere yer veriliyor:
"Türkiye'ye hoş geldiniz.Türkiye haklarınız için mücadele ediyorç
Eğer biri sizi ücretsiz çalışmaya zorlarsa, 157 yardım hattını
arayın."
The New Anatolian Gazetesi - 2 Haziran 2005
Kampanya insan ticareti ile mücadeleyi durdurmayı hedefliyor
ANKARA-The New Anatolian
Senem Çağlayan
Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Türk hükümetiyle işbirliği içinde,
Doğu Avrupa, Türkiye ve Eski Sovyet Ülkelerinde insan ticaretiyle
mücadele amacıyla dün bir kampanya başlattı.
Eşgüdümlü kampanya, Türkiye'ye özellikle Moldova ve Ukrayna'dan
giriş yapan potansiyel bireyleri ve halihazırda mağdurları insan
ticaretinden korumayı ve kurtarmayı amaçlıyor.
IOM Türkiye Misyon Şefi Marielle Sander-Lindstrom medya yoluyla
yürütülecek bu kampanyayı tanıtmak için dün bir basın toplantısı
yaptı.
Medya kampanyasının bir parçası olarak, insan ticareti mağdurlarını
kurtarmak amaçlı "157" acil yardım hattı, televizyon reklamları
aracılığıyla halka duyurulacak. Lindstrom, "İnsan haklarını korumak
için ücretsiz 157 acil yardım hattının kamuya yönelik duyurularını
televizyonda yayınlayacağız, çünkü mağdurların boş zamanlarında
televizyon izlediklerini biliyoruz ve bu onlara ulaşmak için en iyi
yol" dedi.
"İnsan ticareti uluslararası sınırları aşan bir sorundur. Bu
kampanya insan ticaretini engellemek için kapsamlı bölgesel bir
yaklaşımı benimsemektedir" diye ekledi.
Televizyon reklamlarının yanısıra Türkiye' ye, ana sınır
kapılarından giriş yapan bireylere pasaport ekleri verilecek. Bu
pasaport eklerinde 157 acil yardım hattının duyurulmasının yanısıra,
insan ticaretine karşı uyarılar bulunacak.
Benzer el ilanları, Türkiye'yi ziyaret etmeyi planlayan ve insan
ticaretine maruz kalabilecek risk gruplarına da Ukrayna'da sivil
toplum örgütleri tarafından dağıtılacak. Dağıtım özellikle Odessa
ile Kırım limanlarında ve Antalya ile İstanbul havaalanlarında
yapılacak. Kampanyanın bir parçası olarak, bu havaalanlarında ayrıca
reklam panoları da kullanılmaktadır.
Halkın eğitimini, ilgili kanunların uygulanmasına yönelik kamu
kurumlarının eğitimini ve mağdurlara doğrudan tıbbi ve psikolojik
destek sağlamayı kapsayan kampanya, 700.000 $ bütçeli olup Amerikan
Hükümeti tarafından finanse ediliyor.





